AGUNews

Şubat 2026, Sayı 101

29 Ocak: Maden Piyasasında Düşüş!

29 Ocak: Maden Piyasasında Düşüş!

İnsanoğlu her zaman güvendiği yere daha yakındır ve bu durum hiçbir konuyu dışarıda bırakmaz. Tahvil, hisse senedi, borsa gibi inişli çıkışlı ve neler olacağı tahmin edilemeyen yatırım alanları insanlara her zaman riskli gelmiştir. Bu yüzdendir ki madenler, yani sabit yatırımlar her zaman ilk kalemdedir, özellikle dünya bir kaosun içindeyse.

Son 2 yılda (2024-2025) artan jeopolitik kaoslar, gidişatların belirsizliği ve FED’in bağımsızlığından şüphe duyulmaya başlanması ile maden piyasası özellikle altın ve gümüş hiç de sessiz olmayacak bir şekilde doları geride bıraktı. Dolara karşı duyulan güvensizlikler sonucunda insanlar paralarını altına ve son zamanların gözdesi olan gümüşe koydu.

Altın 2024 yılını, son 14 yılda sergilediği en iyi performans ile kapattı. Jeopolitik kaosların patlak vermesi, dönem dönem doların düşüşler yaşaması altın için oldukça olumlu bir ortam oluşmasına sebep oldu. 2025 yılında ise altın yatırım gözdesi oldu. Altın ons fiyatı üst üste rekorlar kırdı ve 3000 USD’nin üzerine çıktı. Altın alanların mal varlıkları değerlenirken, paralarını dolarda tutmaya devam edenlerin parası zayıfladı ve riske düştü. Maden piyasası yeniden güvenli liman haline geldi. Yatırıma yeni başlayan insanların bile ilk tercihi altın oldu. Faiz takibi yok, algı yok, şüphe yok; durduğu yerde değer kazanan bir yatırım alanı herkesin ilk tercihiydi artık.

Peki 29 Ocak’ta ne oldu?

Paralar durmadan altına aksa da, gözler FED’in alacağı tavırda, kulaklar söyleyeceği sözlerdeydi. Altın mevcut parayı korur, ani gelişmelerden diğer piyasa yelpazelerine göre yatırımcılar daha az zararla kurtulur ama bu genelde bireysel yahut daha orta ölçekli yatırımcılar için rahat bir alandır. Sektör devlerinin ve ticaret merkezinin dolar üzerinden aktığı göz önüne alındığında herkesin arzusu FED’in siyasete karışmaması ve beklentilerin aksine faizleri düşürmemesiydi.

Nitekim öyle de oldu, 27-28 Ocak’ta yapılan FED toplantıları parasını dolara koymak isteyenlerin müjdecisi oldu. Net bir sınır çizen FED beklentilerin aksini yaparak faizi 3,50-3,75 seviyesinde sabit bıraktı. Bu faiz oranları doların hala ‘pahalı’ olduğunu vurguluyor. Küresel ticaretin omurgası olan doların bu seviyede kalması, akıllara ‘ileride belki faiz daha da yükselir’ ihtimalini de getirdi. 27-28 Ocak’ın ardından, 29 Ocak sabahına altın yeniden bir yükselişle uyandı ve tekrardan rekor bir  seviyeye yaklaşarak ons fiyatı 5.595 USD oldu, ancak insanların artık bir karar vermesi ve tonla paranın aynı anda başka bir yöne akması altının 29 Ocak’ta uzun zaman sonra en düşük seviyeye, 5.106 USD’yi görmesine sebep oldu. Yani kısa bir sürede ons fiyatı 400-500 dolarlık değer kaybı yaşadı. Güveni liman beklenmedik bir darbe aldı.

Dünya üzerinde her zaman olaylar olmaya devam edecektir. Dün güvenli liman altındı, bugün dolar, yarın kim bilir hangi satranç taşı yerinden oynar.