AGUNews

Ocak 2025, Sayı 88

AGÜ İklim Elçisi Tunç Erbudak’la Bakü’de Katıldığı Taraflar Konferansı Hakkında Konuştuk

Huriye Armutlu Ocak 2025, Sayı 88 120
AGÜ İklim Elçisi Tunç Erbudak’la Bakü’de Katıldığı Taraflar Konferansı Hakkında Konuştuk

 

Öncelikle bu röportajı kabul ettiğiniz için teşekkür ederim. COP29 gibi önemli bir konferansta Türkiye’yi temsil etmek büyük bir sorumluluk ve gurur kaynağı. Bugün bu süreçteki deneyimlerinizi, karşılaştığınız zorlukları ve Türk gençlerine ilham olacak mesajlarınızı dinlemek için buradayız. Sizin gibi genç bir temsilciyle bu konuda sohbet etmek gerçekten çok değerli.

Bakü’de düzenlenen Taraflar Konferansı’nda Türkiye’yi temsilen 6 elçisinden biri olarak katıldınız. Bu önemli göreve seçilme süreciniz nasıl gelişti? Sizi bu süreçte en çok etkileyen veya motive eden şey neydi?
Bakü’de düzenlenen Taraflar Konferansı’nda Türkiye’yi temsilen altı elçiden biri olarak katılmak benim için büyük bir onurdu. Bu önemli göreve seçilme sürecim, İklim Değişikliği Başkanlığı tarafından iklim elçileri için yapılan COP29 katılım  duyurusuna  başvurum ile başladı. Başvuruda dil yeterliliği belgesi (B2 seviyesinde), bir CV ve motivasyon videosu talep ediliyordu. Gerekli belgelerimi hazırladıktan ve motivasyon videomu çekerek başvuru sürecini tamamladıktan sonra seçilmeye hak kazandım.

Bu süreçte beni en çok etkileyen ve motive eden şey, iklim değişikliğiyle mücadeleye katkıda bulunma arzusu ve bu alanda daha fazla insana ilham verme isteğimdi. Bu görev hem bireysel sorumluluğumu artırdı hem de uluslararası bir platformda ülkemizi temsil etmenin gururunu yaşamama vesile oldu.

Türk gençlerini uluslararası bir platformda temsil etmek sizin için ne ifade ediyor?
Türk gençlerini uluslararası bir platformda temsil etmek benim için hem büyük bir onur hem de sorumluluk. Kendi fikirlerimi ve deneyimlerimi paylaşırken aynı zamanda ülkemizin gençlerini, kültürünü ve değerlerini en iyi şekilde anlatma fırsatı buluyorum. Dünyanın dört bir yanından gelen insanlarla ortak sorunlara çözüm aramak, fikir alışverişinde bulunmak ve iş birliği yapmak gerçekten çok anlamlı.

Bu süreçte, Türk gençlerinin ne kadar vizyoner, çalışkan ve yenilikçi olduğunu gösterebilmek beni inanılmaz motive ediyor. Kendimi sadece temsilci olarak değil, aynı zamanda başka gençlere ilham olabilecek bir köprü gibi hissediyorum. Ülkemizi böyle önemli bir platformda temsil etmek hem gurur verici hem de “Biz de buradayız ve bu sorunlara çözüm üretmeye hazırız!” diyebilmenin mutluluğunu yaşatıyor.

Türk gençliği iklim değişikliği panelinde hangi mesajları vurguladınız?
Panelde, Türkiye'deki gençlerin iklim değişikliğiyle ortaya çıkan sorunlara karşı yaptığı bilimsel çalışmaları aktarmaya çalıştım. Bu alanda yapılan çalışmaların önemini vurgularken, gençlerin yenilikçi ve çözüm odaklı yaklaşımlarını paylaşmak benim için gurur vericiydi. Aynı zamanda bu çalışmaların gelecekteki etkilerini tartışma fırsatı buldum ve gençlerin iklim mücadelesindeki yerini daha da güçlendirebilecek öneriler üzerinde durdum.

Diğer ülkelerden gelen temsilcilerle Türk gençleri arasında farklar var mıydı?
Diğer ülkelerden gelen temsilcilerle Türk gençleri arasında bazı farklılıklar göze çarpıyordu. Herkes iklim değişikliği konusunda endişeliydi, ancak öncelikler değişiyordu. Afrika’dan gelenler su kaynakları ve eğitime odaklanırken, gelişmiş ülkelerden gelenler iklimin günlük yaşam üzerindeki etkilerine yoğunlaşıyordu.

Türk gençleri ise geniş bir farkındalık ve yenilikçi yaklaşımlarıyla dikkat çekiyordu. Hem bilimsel çalışmalarda hem de projelerde aktif yer alarak, iklim sorunlarına çözüm üretme konusundaki kararlılıklarını ortaya koyuyorlardı.

Panel sırasında veya sonrasında unutamadığınız bir yorum veya tepki oldu mu?
Panel sırasında birçok üst düzey yöneticiyle tanışma ve fikir alışverişinde bulunma fırsatım oldu. Bana yapılan geri dönüşler oldukça olumluydu. Özellikle gençlerin iklim değişikliğiyle mücadelede oynadığı önemli rolün vurgulanması beni çok etkiledi. Bu sıcak ve yapıcı atmosfer, kendimi daha değerli hissetmeme ve bu konuda daha da motive olmama neden oldu. Bu deneyim, benim için unutulmaz ve ilham vericiydi.

Konferans öncesi veya sonrası iklim krizine bakış açınız değişti mi?
Evet, iklim krizine bakış açım konferans öncesi ve sonrası oldukça değişti. Daha önce iklim krizini okulda aldığım dersler sayesinde teorik olarak öğrenmiştim, ancak Bakü’de bu konunun yönetici ve hükümet perspektifinden nasıl ele alındığını görmek bana farklı bir bakış açısı kazandırdı. Bu sorunun ne kadar ciddi ve acil olduğunun farkına vardım.

Su kaynaklarının azalması, hava sıcaklıklarının artması gibi sorunların gelecekte daha büyük etkiler yaratabileceğini anladım. Örneğin, sellerin artması veya su kıtlığı gibi sorunların Türkiye için kritik olabileceğini düşünüyorum. Ayrıca, gelecekte iklim mültecilerinin sayısında ciddi bir artış yaşanacağını öngörüyorum. Bu farkındalık, iklim krizine karşı daha bilinçli ve sorumlu bir şekilde yaklaşmam gerektiğini gösterdi.

COP29 gibi uluslararası etkinliklere katılmak isteyen gençlere neler önerirsiniz?

COP29 gibi uluslararası etkinliklere katılmak isteyen gençlere en önemli tavsiyem, bu alanda kendinizi geliştirmek için cesur adımlar atmaktan çekinmemeniz. İklim değişikliğiyle ilgili okumalar yaparak bilgi birikiminizi artırın, projelere katılarak aktif rol alın ve yerel etkinliklerde yer alarak deneyim kazanın. Bu, hem bilgilerinizi derinleştirir hem de sizi bu tür platformlara en iyi şekilde hazırlar.

Ayrıca, dil yeterliliği bu tür etkinlikler için kritik bir öneme sahip. İngilizcenizi geliştirmek için düzenli olarak pratik yapın, uluslararası platformlarda tartışılan konulara hakim olun ve mümkünse bir dil sertifikası alın. Bu, hem başvuru sürecinde size avantaj sağlar hem de etkinlik sırasında kendinizi rahat ve özgüvenle ifade etmenize yardımcı olur.

Gençlere iklim değişikliği konusunda bir mesaj vermek isteseniz bu ne olurdu?
Ülkemiz ve kaynaklarımız gerçekten çok değerli, ancak bilinçsiz tüketim bu değerli varlıklarımızı ciddi şekilde tehdit ediyor. Bu nedenle, kaynaklarımızı verimli kullanmak hepimizin sorumluluğu. Özellikle gençlerin bu konuda daha duyarlı olması ve bilinçli adımlar atması çok önemli.

Gençlere en büyük tavsiyem, bilimsel çalışmalara daha fazla önem vermeleri. Bu sadece kariyerlerini şekillendirmek için değil, aynı zamanda dünyanın geleceğini korumak adına atılacak kritik bir adım olacaktır. Unutmayalım, bilinçli bireyler sayesinde daha sürdürülebilir bir gelecek inşa edebiliriz.