AGUNews

Nisan 2026, Sayı 103

24 Yıllık Hasret Bitti

24 Yıllık Hasret Bitti

 Futbol bilenler, bilmeyenler, takip edenler, etmeyenler, sevenler, sevmeyenler ve her kimse; bizimle bu başarıyı paylaşan herkes... Kısacası "muradına erenler"... Geçtiğimiz ay, 31 Mart Salı günü A Millî Futbol Takımımız uzun bir aradan sonra; 2002 yılında katıldığı ve büyük bir sükse yakalayarak turnuvayı üçüncü bitirdiği organizasyonun ardından tam 24 yıl sonra —dile kolay 24 koca yıl— Dünya Kupası'na katılmaya hak kazandı. Yoğun uğraşlar, hummalı bir bekleyiş ve talihsiz birkaç fikstürün sonunda bu işi başardık. Evet, artık bizim neslimizin de bu büyük sahne için anlatacağı hikâyeleri, hüzünleri, sevinçleri ve unutamayacağı anıları olacak diye umuyoruz. Bu yazımızda bu turnuvadan ve #BizimÇocuklar'dan bahsetmeye çalışacağız.

 

Futbol dünya üzerinde kelimenin olabilecek en tam anlamıyla küresel bir spor; hatta yerküredeki tek küresel spor demek ne abartı kaçar ne de yersiz olur. Öyle ki yaklaşık 155 ülkenin birincil spor addettiği bu branşı; en yakın rakibi olarak 12 ülkenin ilk sırasına yerleşen kriket ve 9 ülke ile basketbol takip ediyor. Böyle devasa bir farkın ortaya çıkması, sporun eskilere dayanan tarihi ve basit bir oynanışa sahip olması ile açıklanabilir. Sebepleri her neyse, geçtiğimiz yüzyılın başından bugüne süregelen haliyle ortaya çıkan tabloda futbolun en büyük spor olduğu aşikâr. İşte tam da bu büyüklüğün kalbinde yatan yegâne turnuva ise 96 yıllık bir geçmişe dayanan, dünya ülkelerinin katıldığı, her futbol oynayan çocuğun hayalini süsleyen, ülke ekonomilerinin seyrini değiştirme gücüne ve ev sahibi ülke için inanılmaz bir sosyokültürel reklam potansiyeline sahip olan Dünya Kupası'dır.

 

Turnuva bu yaz; Kuzey Amerika kıtasının üç büyük ülkesinin ortak ev sahipliğinde, 11 Haziran ile 19 Temmuz arasında yapılacak. Dünya Kupası'na hangi ülkenin ev sahipliği yapacağı sürekli bir merak ve tartışma konusu olmuştur. Nitekim bizim bildiğimiz anlamıyla "futbol"un çok gelişkin ve yaygın olmadığı ABD ve Kanada'nın ev sahipliği yapıyor olması; futbolun o coğrafyada sahip olduğu taraftar kitlesini artırmaya yönelik, çok büyük bütçeli bir planlamanın sonucu olduğunun göstergesidir. Son yıllarda ABD'de büyük bir ivmeyle popülerliğini artıran futbol açısından iyi bir turnuva geçirilmesi; reklamlar ve ünlü isimlerle yapılacak başarılı kampanyalarla birlikte futbolun Amerika'da "altın çağı"nı yaşaması bekleniyor. Lionel Messi'nin Inter Miami'deki durumu, Trump ziyareti ve aynı şekilde Cristiano Ronaldo'nun Beyaz Saray ziyareti gibi olayları ele alırsak, şimdiden futbolun en büyük isimleri elçilik görevini üstlenmişe benziyor.

 

Turnuvada bu yıl ilk defa 48 takım mücadele edecek. Dörder takımdan oluşan 12 gruptaki maçlarını ilk iki sırada bitiren grup liderleri ve ikinciler ile en iyi 8 grup üçüncüsü takım, son 32 turuna katılmaya hak kazanacak. Takım sayısı ve dolayısıyla tur sayısının artmasıyla birlikte bu yıl; 64 maça ev sahipliği yapan 2022 yılına kıyasla tam 50 maç fazlasıyla, 104 maç oynanması planlanıyor. Üç büyük ülkeye ve çok geniş bir coğrafyaya yayılmış olan maçlar, Avrupa izleyicisini de işin içine katmak için düzenlenmiş karmaşık bir saat takvimiyle oynanacak. Avrupa ve ülkemiz izleyicisi açısından sabah erken saatlerde maç izlemek —NBA takipçisi değilseniz— alışılmamış bir deneyim olacaktır.

 

"Futbol asla sadece futbol değildir." kaidesinin kendini her seferinde gün yüzüne çıkardığı tüm Dünya Kupası turnuvalarında olduğu gibi bu turnuvada da politik gerilimler grup takımları özelinde ve gerçek zamanlı politikalar ekseninde konuşuluyor. ABD-İran gerginliği ve İran'ın maçlarını ABD toprakları dışında oynama talebi, şimdiye kadar en çok yankı uyandıran olayların başında geliyor. Aynı zamanda Amerika Birleşik Devletleri'nin turist vizesi sorunları ve bu turistlerin güvenliğini sağlayıp sağlayamayacağına dair birçok mesele her türlü mecrada polemiklerin odağında.

 

Tüm bunlar bir yana, #BizimÇocuklar D Grubu'nda ABD, Paraguay ve Avustralya ile eşleşmiş durumda. Sırasıyla Avustralya (BC Place Stadyumu, Vancouver/Kanada), Paraguay (Levi's Stadı, Santa Clara/ABD) ve ABD (SoFi Stadyumu, Inglewood/ABD) ile oynayacağımız grup maçlarımız için; kâğıt üzerinde kadrolar ve yakın zaman performansları göz önüne alındığında ülkemizin grup favorisi olduğunu söylemek hiç de abes kaçmayacaktır. Nitekim dünyanın en iyi takımlarının çekirdek kadrolarında yer alan genç yıldızlar ve tecrübeli ayaklarla bezeli millî takımımız, yakın zamanda gösterdiği performans ve mücadele ile hepimizi gururlandırmayı başardı. Ülkemizde pek çok yankı uyandırsa da dikkatleri celbeden en büyük olay, Liseye Geçiş Sistemi (LGS) sınavının maç takvimi sebebiyle bir gün erkene alınması oldu. E, "futbol asla sadece futbol değildir," nihayetinde.

 

En içten dileklerimizle A Millî Futbol Takımı'mıza başarılar diliyor; nice büyük başarılara ve hikâyelere imza atmaları temennisiyle kendilerini selamlıyoruz.