AGÜ’de yeni kurulan Nörobilim Kulübü, beynin gizemlerini disiplinler arası bir bakış açısıyla keşfetmeyi hedefliyor. Kulübün kurucu başkanı Erva İman ile gerçekleştirdiğimiz röportajda; kulübün kuruluş hikayesini, gelecek planlarını ve nörobilimin neden geleceğin en önemli bilim alanlarından biri olduğunu konuştuk.
“Nörobilimi herkes için erişilebilir hale getirmek istedik”
Kulübün kuruluş fikri, AGÜ’de doğrudan nörobilime odaklanan bir platformun eksikliğinden doğmuş. Erva, Psikoloji bölümünden arkadaşı Gülten ile ortak ilgi alanlarının bu fikri gerçeğe dönüştürdüğünü söylüyor.
“Nörobilimi sadece belirli bölümlerin tekelinden çıkarıp disiplinler arası bir ekosistem oluşturmak istedik.”
Kulüp; Moleküler Biyoloji ve Genetik, Psikoloji, Mühendislik ve farklı bölümlerden öğrencileri ortak bir bilimsel zeminde buluşturmayı amaçlıyor.
“Nörobilim yalnızca biyolojiyle sınırlı değil”
Erva’ya göre nörobilim, günümüzde yalnızca biyolojik süreçleri anlamaya çalışan bir alan değil; aynı zamanda yapay zeka, teknoloji, psikoloji ve sağlık bilimlerinin kesişim noktasında yer alıyor. Özellikle Alzheimer ve Parkinson gibi nörodejeneratif hastalıkların çözümünde beynin çalışma mekanizmasını anlamanın kritik olduğunu vurgulayan Erva, yapay zeka teknolojilerinin gelişiminin de doğrudan nörobilimle bağlantılı olduğunu düşünüyor.
İlk hedef: Güçlü bir teorik temel oluşturmak
Kulüp ilk aşamada ağırlıklı olarak teorik çalışmalar yürütmeyi planlıyor. Bunun temel nedeni ise nörobilimi daha geniş bir öğrenci kitlesi için erişilebilir hale getirmek.
Bu doğrultuda kulüp bünyesinde:
Ayrıca “Nörobilim Okuryazarlığı” temelli sertifika programları üzerinde de çalışılıyor.
Kulübün en dikkat çekici yönlerinden biri ise farklı disiplinleri bir araya getirmeyi hedeflemesi. Erva’ya göre bir yapay zeka algoritması geliştirmek, insan davranışlarını anlamak ya da biyolojik mekanizmaları çözümlemek için ortak nokta yine beyin oluyor. Bu nedenle kulüp, nöro-pazarlama ve nöro-estetik gibi farklı alanlara da açık bir perspektif sunmayı amaçlıyor.
Hedef: Uluslararası bir bilim topluluğu
Henüz yeni kurulmuş olmasına rağmen Neuroscience Club’ın hedefleri oldukça büyük. Kulüp; akademik proje üretmek, ulusal çapta bir nörobilim kongresi düzenlemek ve ilerleyen süreçte AGÜ’yü uluslararası platformlarda temsil etmek istiyor. Erva, özellikle TÜBİTAK 2209-A gibi öğrenci projelerini yakından takip ettiklerini ve gelecekte ulusal ve uluslararası yarışmalarda yer almak istediklerini belirtiyor.
Kulüp ayrıca Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümünden Berrak Yetimler ile Psikoloji bölümünden Mehmet Siyabend Kaya danışmanlığında çalışmalarını sürdürüyor.
“Hiç deneyimi olmayan biri de rahatlıkla katılabilir”
Kulüp yalnızca alan bilgisi olan öğrencilere değil, nörobilime ilgi duyan herkese açık bir yapı hedefliyor.
“Biz her şeye Neuro 101 seviyesinde başlayacağız. Amacımız yalnızca uzman yetiştirmek değil, bir farkındalık ekosistemi oluşturmak.”
Kulübün ekip kültürü ise hiyerarşiden uzak, fikir paylaşımını teşvik eden ve öğrenmeyi merkeze alan bir anlayış üzerine kuruluyor.
“En büyük dönüşüm yapay zeka ve sağlık alanında olacak”
Röportajın sonunda nörobilimin geleceğine dair görüşlerini paylaşan Erva, önümüzdeki yıllarda en büyük dönüşümün yapay zeka ve sağlık alanlarının kesişiminde yaşanacağını düşünüyor. Türkiye’deki en büyük eksiğin ise disiplinler arası iş birliği olduğunu vurgulayan Erva’ya göre nörobilim; genetik, psikoloji ve mühendisliği ortak bir noktada buluşturabilecek önemli alanlardan biri. Henüz çok yeni kurulmuş olsa da Neuroscience Club, AGÜ’de bilimsel merakı farklı disiplinlerle bir araya getirmeyi amaçlayan dikkat çekici bir platform olma yolunda ilerliyor.