AGUNews

Haziran 2026, Sayı 105

Bir Sezonu Kapatırken…

Bir Sezonu Kapatırken…

Hepinize merhaba,

2025-2026 tiyatro sezonunun sonuna geldik. Ekim ayında başlayan sezon Mayıs sonunda nihayete erdi. Sizlere bu sezon Kayseri’de Devlet Tiyatrosu’nun çıkardığı ve getirdiği oyunlardan ve de AGÜ Sahne tarafından sahnelenen Hiç Kimsenin Öyküsü ve Aynalı Kambur’dan bahsetmek istiyorum.

Kayseri Devlet Tiyatrosu iki yeni oyun çıkardı. Bernarda ve Yanlış Pencere. Arşivden iki oyunun yazısına da ulaşabilirsiniz.

Bunun dışında çeşitli illerden de ekipler sahnemizi ziyaret etti. Ankara, İzmir, Diyarbakır, Erzurum, Konya ekipleri, bazıları birkaç kez olmak üzere oyunlarını sahneledi. Sahnelenen oyunların yelpazesi bayağı genişti. Dramdan komediye, korku oyunundan biyografiye, absürtten gerçekçiye, klasikten moderne birçok türden ve dönemden oyun izleme fırsatı yakaladık. İnteraktif komedi mi dersiniz, hayalet öyküsü mü dersiniz, Batı tipi dolantı komedisi ya da yerelleşmiş komedi mi savaş karşıtı dram mı yoksa aile içi iletişimsizlik dramı mı? Hepsinden birer örnek gördük. İçlerinden bazılarını beğendim, bazılarını ne yaptımsa beğenemedim.

Mesela Batı tarzı dolantı komedisi üç kez (Esas Misafir, Biz Size Hayranız, Yanlış Pencere) oynandı. Yanlış Pencere, sırtını Hitchcock tarzı gerilime dayadığı için olsa gerek, biraz daha sağlam bir temel üstüne kurulu. Ancak kalan ikisinden de beklenen komedi dozunu alamadım itiraf etmeliyim ki. Çeviri bu işte büyük önem arz ediyor, Amerikan yahut başka milletten bir seyirci kitlesi için yazılan bu espriler, global bir espri değilse şayet, en azından bize de uyarlanmalı. Sanırım komedi konusunda daha yerel düşünmek gerektiğine inanıyorum. Bu durum evrenselliğe bir engel olarak görülmemeli. Aksine yerelden genele doğru bir gidişatın daha etkin olabileceğine inanıyorum.

Bunun dışında bir hayalet oyunu izlemek çok enteresan bir deneyimdi. Başarılı da oynandığı için akılda fazlaca kaldı.

Klasiklerden yana pek cimriydik bu sene. Bernarda, Alba’nın Evi olmasa tamamı modern denilebilecek oyunlardan oluşacaktı. Gelecek sezon daha fazla klasikleşmiş metni Kayseri’de görmeyi umuyorum.

Bu dönem yaşattıkları genel olarak güzel hissiyat için kendilerine çok teşekkür ederim.

Son olarak, yıllarımı geçirdiğim kulübüm AGÜ Sahne ile alakalı birkaç söz söylemek istiyorum. Hiç Kimsenin Öyküsü, aralık ayında sahnelendi. Dramaturg olarak ilk kez düzenlediğim bir metin sahneye çıktı. Çok heyecan verici bir deneyimdi. Seyircinin senin metnini anlayıp anlayamayacağı sorunsalı üstüne epey düşünme fırsatım oldu. İnsan endişeleniyor böyle bir durum için. Ama istediğimiz etkileri seyirci üzerinde gördük. İki adamın savaşı sorgulamasını uzaktan seyretmeyi başarabildi seyirci. Taraf tutmalarını istemiyordum zaten. Seyircinin kendi kararını kendisi verebilecek yetkinliğe sahip olduğuna inanmak istedim. Doğrusu ve yanlışıyla yaptığım işten mutluyum.

Ayrıca ilk kez AGÜ’de sahnelenen bir oyun için fuaye yapıldı ve ilk muhatapları da bizdik. Eleştiri almak kolay değil. Neticede bir emek var ortada ve anlatabildiğin ölçüde var olabiliyor bu iş. Ancak aldığımız eleştiriler sonucu yaptığım çıkarımlara göre ilk deneme için hiç fena olmadı sanıyorum. Bu da bu uğraş üstünde daha fazla heyecanlanmama neden oldu. Gel gör ki bir daha bu fırsat ele geçer mi bilemiyorum. Gün ola harman ola. Bana bu fırsatı veren arkadaşım sevgili Eslem Camgöz’e ve kulübün başkanı sevgili Mahmut Oral’a çok teşekkür ederim. Oyuncular Furkan Tanrıverdi ve Ömer Asım Oğuz’a ve arka planda çalışan nice arkadaşıma çok teşekkür ederim.

Bahar döneminin sonlarına doğru Aynalı Kambur sahnelendi, kendi bilgim yettiğince yardımcı olmaya, dikkat etmeleri gereken noktaları anlatmaya çalıştım. Çıkan oyundan gayet memnunum. Amatör bir üniversite topluluğundan beklenebilecek performansın fazlasını verdiler. Zenobya isimli bir hizmetçinin Aynalı Kambur’a evrimini sade bir dille anlattılar. Seyircinin Zenobya ile bağ kurduğuna ben şahidim. Ayrıca çektiği ızdırapları da derinden hissettim. Oyun bittiğinde derin bir rahatlama ve mutluluk hissettim. Oyundan değil tabi. Yönetmenlerin ve emek veren herkesin az zamanda ortaya çıkardıkları bu güzel oyundan dolayı. Yönetmen arkadaşlar Ömer Asım Oğuz ve Aleyna Sıla Dündar’ı ve tüm oyuncu arkadaşları huzurlarınızda kutlarım. Başarılarının devamını diliyorum.

Tiyatro hem insanı en iyi anlatan hem de üstünden insanı en iyi anlayabileceğiniz sanat dalı galiba. Hayatınıza bir kere aldığınızda hiç gitmesini istemiyorsunuz. Ya da bana öyle geliyor. Hiç şans vermedinizse bir deneyin. İster oyuncu, ister yönetmen, ister yazar, ister dramaturg olun. Bir deneyin, pişman olmayacağınızı sanıyorum. Olursanız da sizinle bir görüşelim istiyorum. Sizi ikna edeceğime eminim.

Hepinize güzel bir yaz diliyor, gelecek sezonda görüşmek dileğiyle diyorum.



GALERI