AGUNews

Aralık 2025, Sayı 99

Film İncelemesi: Canlar ve Can Dostlar: Can Dostum

Hasan Güngör Aralık 2025, Sayı 99 53
Film İncelemesi: Canlar ve Can Dostlar: Can Dostum

-Yalnız olduğunu hissediyor musun Will? -Ne?
-Bir "ruh eşi"n var mı yani?
-Ruh eşi? Tanımla.

-Sana meydan okuyan, seni zorlayan biri; sana yeni kapılar açan biri, ruhuna dokunan...

27 yaşında iki Bostonlu çok yakın arkadaşın yine bir Bostonlu gencin hikayesini kaleme aldığı, dramatik ve kült bir eser: Good Will Hunting (Can Dostum). Yazarlarımız, Will karakterini oynayan Matt Damon ve Chuckie karakterini oynayan Ben Affleck bu yapımla ilk akademi adaylıklarını hak edip, aynı dalda Oscar’ı almayı da başardılar. Aynı zamanda film ile Robin Williams da "en iyi yardımcı erkek oyuncu Oscar'ını kazandı."

Hikayemizin ana karakteri Will, yetimdir. Bir koruyucu ailenin yanında büyümüş ve halihazırda MIT'de bir temizlik hademesi olarak çalışmakta olan bir dâhidir. Bu dehasını fark eden MIT profesörümüz Jerry kendisinin harcanamayacak kadar değerli bir mücevher olduğunu anlar ve bulabildiği tüm hatırı sayılır yüksek kalibre psikologlardan Will'i doğru olduğunu düşündüğü zihni yapıya ve hedeflere ikna etmek için yardım ister. Tüm dehasının yanında çok yüksek perdede bir kural tanımazlık içinde olan Will tüm psikologları bezdirmeyi başarır, mesleklerini ve hayatı sorgulamalarını sağlar. Hepsi birkaç dakikalık sohbetin ardından bu işi yapamayacağını, onun umutsuz bir vaka olduğunu ve büyük bir boş vermişlik, çok bilmişlik ve kural tanımazlık içinde olmasından yakınıp çözülemez bir vaka olduğunu söylerler. Will gerçekten de umutsuz bir vaka gibi görünür, tüm psikologları bezdirmek için onlar hakkında araştırma yapar, onları süzer ve dehası sayesinde hızlıca zayıf noktalarını bulup onları vazgeçirir. Jerry ülkenin en iyi psikologlarının işe yaramamasının verdiği çaresizlikle elindeki son kozu oynar ve üniversitede oda arkadaşı olan Sean'a (Robin Williams) başvurur.

Sean, adı ve hatırı bilinir diğer psikologlar gibi değildir, yüksek bir mertebede yer almaz ve bir devlet üniversitesinde ders vermektedir. Ama onun kim olduğunu tanıyan Jerry ondan daha iyi bir psikoloğun olmadığının ve Will'e ancak onun yardım edebileceğinin farkındadır. Sean aynı zamanda Will gibi Boston'da büyümüş ve onunla benzer bir hayat yaşamıştır. Bu açıdan işin tam adamıdır. Karakterlerimizin buluştuğu ilk sohbette Will biraz zorlansa da yine Sean'ın zayıf noktasını bulur ve onu da bezdirmeyi başarır ve bunun da işinin bittiğini düşünür. Ama Will gibi Sean da çetin cevizdir ve kolay kolay vazgeçmemeyi öğrendiği bir hayat yaşamıştır. Will ile ikinci buluşmalarında belki de hayatında ilk defa Will'i dumura uğratacak ve ona amiyane tabirle haddini bildirecektir. Bu sohbetten sonra gitgide arkadaşlıkları gelişecek ve zorla da olsa Will kabuğundan ve kendini koruma mekanizmasından yavaş yavaş çözülecektir.

-Geçen hafta bir kızla buluştum. -Nasıl geçti?
-İyiydi.
-Tekrar buluşacak mısınız? -Bilmem.

-Neden?
-Daha aramadım, şu kız... şu anda mükemmel, bunu mahvetmek istemiyorum. -Belki sen mükemmelsin şu anda, bunu mahvetmek istemiyorsun.

Will ile Sean birbirini anlamaya ve hayatı beraberce anlamlandırmaya başlarken başka karşılaşmalar ve çatışmalar da yaşanmaktadır. Will bir taraftan Skylar karakteri ile karşılaşır ve onunla aşk hayatı yaşamaya başlar aynı zamanda çeşitli düşünceler ışığında arkadaşlarıyla ve hayatıyla ne yapması gerektiğini sorgular. Tüm bunlarla birlikte ateşli tartışmaların ortasında Jerry, Sean'dan "Will'in dehasını bilim için, devlet ve teknolojilerin gelişimi için kullanması gerektiği" fikrini empoze etmesini ister. Jerry başarı hırsıyla hayatını çalışmaya adamış ve Will gibi bir dehanın da başarılı olmak zorunda olduğunu savunur. Ama benzer yollardan geçmiş ve insanları ve hayatı daha anlamlı bir şekilde değerlendiren Sean Will'in bir fikre yönlendirilmemesi gerektiğini, istediği her şeyi yapabileceğini ve o her neyse, istediği şeyi yapması gerektiğini savunur. Sean anlar, Chuckie gibi pek de başarılı olamayan ve muhtemelen hayatları boyunca fakir ve başarısız bir hayat sürecek olan arkadaşlarından ayrılmamasının sebebini: Onu en çok sevmesi gereken ailesi tarafından yalnız bırakılmış ve koruyucu ailesi tarafından şiddete ve tacize maruz kalmıştır. Bu yüzden bir sadakat ve aidiyet eksikliği içinde büyümüştür ve daima arkasında duracaklarına inandığı arkadaşlarına hayatı boyunca bağlı kalmak istiyordur.

Will arkadaşlarıyla yüzleşmiş, Skylar'ı terk etmiştir. Hayatı iyice karmaşıklaşmıştır. Sean tüm bu deveranın içinde hala geçmiş travmalarının etkisindeki Will'e yaşadıklarının onun suçu olmadığını anlatır. Her şeyi yapabilecek bir potansiyeldedir ve her neyi yapmayı seçerse seçsin hayat onun için daha güzel olacaktır. Sonunda Will iyileşmeye başlar ve hayatta ne yapmak istediğini çözer ve bu yolda adım atar.

Yapım süreç ve sahneler boyunca çokça ders veriyor, hayat ve yaşantılar üzerine bizi kafa yormaya itiyor. Filmin adı Türkçeye can dostum olarak çevrilse de orijinalde adı: Good Will Hunting. Yani "iyi" Will Hunting. İlk bakışta Will ismi yalnızca William'ın kısaltması olarak, anlam ifade etmeyen bir şey olarak görülebilir ama "will" kelimesi bildiğiniz gibi aynı zamanda "irade" demek. "Hunting" de "avlanmak". Bu taraftan bakınca Will karakteri özünde hepimizi temsil edebilir. Hepimizin iradesini ve irademiz ve seçimlerimiz ışığında istediğimiz şeyi yapmak adına avlanmayı belki de. Belki de hayat bazen budur, belki de hayat tam olarak budur. Belki de filmin de anlattığı gibi "dâhi olmak önemli değil hayatınla ne yaptığın önemlidir."

-Mükemmel değilsin evlat, seni meraktan kurtarayım şu tanıştığın kız var ya o da mükemmel değil. Ama asıl soru şu: Birbiriniz için mükemmel misiniz?